9 Ekim 2013 Çarşamba

Boards of Canada - Reach for the Dead - Uçmaya hazır mısınız?


Tomorrow's Harvest biraz göz ardı ettiğim bir albüm olmuş. Oysa gönlümüzde Boards of Canada'nın yeri hep ayrıdır. Her ne kadar kendi içinde klişeleri kıramamış olduğunu düşündüğüm bir tarza yüklense de bu iyi bir albüm yaptıkları gerçeğini değiştirmez. Böyle grupların varlığı bizi ileri götürür zaten.


Sırada ki yazılar: BİZİM MAHALLENİN KAVRUK MESİHİ: KAYNE WEST ve yeezus adlı albümü

KRAL OLACAK ÇOCUK: KİNG KRULE

ARCTİC MONKEYS BU İŞİ BİLİYOR


3 Ekim 2013 Perşembe

Tavana Basma - Totem : Ayağı yere basamayanların müziği


Tek kişilik projeleri en az kollektif işler kadar sevmişimdir. Çünkü bazen tek kişi çoğul bir anlatımdan daha isabetlidir. Bu açıdan "Kerim Sefa" adlı kardeşimiz-arkadaşımızın projesi olan "TAVANA BASMA" karanlığa şut çeken bir kafanın ideasından başka bir şey değil. Geri dönüşünün olmayacağını bildiği halde farklı şeyler üretme iradesinin somut hali bir nevi. Kerim'i "Bureaucracy" ile tanımış sevmiştim. Belki bir gün yolumuz da kesişir reel dünyada. Bir de "Künt" adlı fazla organik grubun içinde yer aldığını duymuştuk. " Eğlencenin Ortasında " adlı 5 şarkılık bu albüm saykodelik meraklıları ile post punk sevenleri aynı potada eritebilir. Hem albümün hem projenin ismi çok güzel ve manidar. Ne diyelim Kerim YAN BASMA , TAVANA BAS. Durmak yok tavana basmaya devam...

HAKTAN'dan KADERİMİN OYUNU yorumu ve BİR GIRTLAK OYUNU


Bu yazıyı yazdıran videonun 3:03 ile 3:07 arasında ki o vokal atraksiyonu ile şoka giren Ebru Gündeş'in Orhan babaya şaşkın bakışlarıdır. 

Bakmayın ülkemizde çok iyi solistler var. Ama çoğu ne yazık ki özgün değil. Ya da kendi bestelerini ya üretemiyor ya da iyi bestelerle seslerini kesiştirme de zorluk çekiyorlar diyelim. Bu yüzden eğlence sektörünün "sanatsevicileri" ne hizmet ediyorlar. İnsan üzülmüyor değil bu duruma. Haktan Allah'dan özgün olmasa da güçlü erkek vokal örneklerinden. Mısır ve Arap ezgilerini sesinin her santimetre karesinde hissediyoruz.(Modern Endülüs de diyebiliriz) (Zaten bizim arabesk ve alaturka müziğimizin hatta pop müziğimizin temel dayanakları mısır ve arap ezgileri oldu çoğu zaman.) Ayrıca eğitimli ses diğerlerinden zaten açık ara fark ediliyor. Özgün dediğim ise ayrı bir şey işte. O ses tipleri kolay kolay çıkmıyor piyasaya.

Bir de Haktan'da gördüğüm şey hiç durmadan orkestraya eşlik etmesi ve dinleyiciyi bence yorması. Çünkü vokalde bir enstrüman gibi zaman zaman susmalı dinleyene onun dolduracağı boşluklar bırakmalı. Bu imkanı Haktan hiç vermeden nağme show yapıyor sürekli. Bu da bir yerden sonra bayıyor. Bunca şeye rağmen videonun 3:03 ile 3:07 arasında ki o vokal atraksiyonu ve "Ebru Gündeş'in" şoka girmiş bir şekilde Orhan baba ve diğer jüri üyelerine dönüp bakması bile takdire şayan bir hareket. Ayrıyetten İlter kurcala (sağlam gitarist) ile çalışmaları da var ; internetten izleyebilirsiniz. Bunlar güzel şeyler. Sevim koş burada ne var...

29 Eylül 2013 Pazar

Yüksek Sadakat : Selçuk Sami Cingi ve T REX: Marc Bolan






Kaykay ile yoga denemeleri yapar gibi görünen ağa beyimiz T-rex'in ve gönüllerimizin Glam rockçısı Marc Bolan'dan başkası değil. Bir nevi Rock & Roll'un  erken kayanlarından. Marc Bolan, 1977 yılında bir araba kazasında ölmüştü. 1967’de T. Rex’i kuran Bolan ağa beyimiz 20th Century Boy ve Children of the Revolution gibi über şarkılara imza attı. Gezi parkını bir isyan hareketi olarak gören saf ülkem gençleri Children of the Revolution'ı yine ve yeniden es geçti ki Allahtan şarkıyı piç etmekten kurtardılar. ( Gezi'yi görüp ekmek görmüş gibi sevinen ve hemen albüm/şarkı yapan rockerlar  da yok değil bu ülkede.Alayı ezelden fucker) Bu gün Slash diye birisi varsa karizmasını ve müzikal tavrını,imajını tamamen Bolan'a borçludur bence.

Şimdi ise aşağıda yeni ve bol saçlı vokali ile karşımızda olan Yüksek Sadakat var. Her ne kadar Yüksek Sadakat Eurovision bahtsızlığı ile bir çoklarınca "Yüksek Sakatat" olarak evrilmişti. Son kel vokal Kenan Vural ( 2013 yapımı solo Alem Dünya adlı bir albüm bile çıkardı) gruptan ayrılınca ( muhtemelen gönderilince) yerini gönüllerimizin rock & roll çilingiri Cingi  ağa bey alıverdi. Daha saçlıydı, daha gürdü ve bence aranan adam bulundu. En azından Cingi saçma rock şarkılarıyla youtube de yalnız dolaşmaktansa adam akıllı şarkıları olan bir grupla kollektif bir işin içine girdi. Disco kralında orada burada Türkiye'nin "freddie mercury" si olarak lanse edilmeye çalışıldı ama olmadı. Olamazdı da zaten. Çünkü  Selçuk Sami Cingi bana göre  Marc Bolan'ın siyah beyaz fotokopisiydi. Gitarı tutuşu, glam tarzı  ve hali tavrı ile. Umarım bu benzerlik kötü sonuçlanmaz. Bizim ülke çakma malı sever ama çakma adamı pek sevmez. Yani Yüksek Sadakat ile yüksekten aşağı sert iniş yapmazlar diye umuyorum. Kutlu (özmakinacı) (grupta kalan son kel) hariç hepsinin gözlerinden öpüyorum.





21 Eylül 2013 Cumartesi

TUTUNAMAYAN(LAR) ALBÜM(LER) :Barış Sökmen - yine de dönmem sana


Sene 2001. Milenyuma helyum kafasıyla girmişiz ki bizi nelerin beklediği 90ların sonuna doğru kesinleşmiş bile denebilirken rock müziğin daha popa çalması beklenen şeydi sanırım. Bu maya tutarda bizde ekmek yeriz diye düşünenlerin çok azı ekmek yedi ne yazık ki. Arada telef olanlar güme gidenler ve tutunamayanlar olmadı değil. Biraz BARLAS çokça KORAY (candemir) kısmen TEOman benzeri bir çocuk elinde gitarıyla sahilde AKDENİZ AKŞAMLARI yerine SEVGİLİM diye bir şarkı söylüyordu. "Sevgilim neden gülmez yüzün-Sevgilim sabah akşam hüzün" diyen çocuğun da yüzü gülmedi pek. Unutulup gidenleri unutmayan bu blog halkın müzik hafızasını zinde tutmaya yemin etti vallahi be canım. Ama böyle çocukların başına ne geldiyse "Cake - I Will Survive" yüzünden geldi. Alternatif şeyler ülkemizde bıçak sırtındadır gözden kaçırılan şeyde budur lakin olanla ölene birde tutmayan albümlere şarkılara yapılacak en iyi şey onları dinleyerek anmak sanırım. BARIŞ ( Sökmen) hiç yoktan zamanımızın yeni yetmelerinin yapamadığı basit gitar pop parçaları yapmıştı. Yazık oldu yarınlara. Bu açıdan yeni gruplar / kişilerin örnek alması gereken bir tutunamayan vakası olarak incelenebilir. Bu yüzden hepinize benden çay "but" ŞAKİR'e çay yok. 






19 Eylül 2013 Perşembe

KOMŞUMUN DİNLEDİĞİ GRUP : the neighbourhood :TEKİNSİZ RUHLAR için


Biraz depeche mode karamsarlığı biraz Hurts duygusallığı ve bolca siyah beyaz video. Komşuda pişer bize de düşer misali The Neigbourhood her zaman ki iki seçenekten biri olan ( amerikalı ya da ingiliz) gruplardan. Daha önceleri aynı hissiyatı beslediğim "Amazing Baby" gibi umarım beni hüsrana uğratmaz. Eğer biraz zorlarlarsa blink 182'nin "i miss you" zamanları gibi bir patlama yaşayabilirler. Ama gönlümüz her indie sevicisi gibi "kimse bilmesin kimse dinlemesin" modunda. Hadi yine iyisiniz sevgili okuyucu vurup kaçan blog takipçisi. Sosyal mesajı aldın sen. Hayırlı traşlar...


13 Eylül 2013 Cuma

John Newman ve soul müziğin popa evrilmesi:Love Me Again


Biz  soulu ezelden beri sevenlerdeniz. Hele ki yaz olur radyolar sonuna kadar açılır ismini bilmediğimiz yeni yetmeler ( john 90 doğumlu) piyasaya ışık hızı ile girer. İngilizler dönemlik müzik işçisi çıkarmada oldukça başarılı olduğu gibi revival olayının damarını da çok iyi bilir şüphesiz. Ne diyelim hayırlı traşlar...

Bir zamanlar GENESİS ve Radiohead'in kökleri


Genesis'in 10 dakikaya yaklaşan bu videosunu izlerken "1:39" da Radiohead'in köklerinin (misal KİD A albümü ile başlayan serüven) nerelere dayandığına dair izler bulabilirsiniz. Musical Box bir nevi art rock ve progresivin önemli çalışmalarından biri. 3 dakikalık sıkıcı tekrar şarkılarından sıkılanlara yeni bir soluk eskimeyecek bir soluk.

27 Ağustos 2013 Salı

Eminem-Billy Squier-The Cardigans ve Beastie Boys


     Ayol buraları boşladığım felan yok.Çok yoğun bir iş hayatım olduğu da söylenemez lakin "az olsun-öz olsun" işin özü esasında. Müzik dinlemiyorum denebilir belkide. Neyse blogger ajitasyonu yapmamaya yeminim var. Eminem gelmiş bir de single ile hoş gelmiş. Dünyanın her yerinde bir kargaşa olunca "Slavoj Zizek" misali "Dünyada ki isyanların anlamı" üzerine bir şey söyleyecek değilim. Eminem ki ezelden beri isyankardır bilirsiniz. Beastie Boys çiğliğini Dr. Dre ve Rick Rubin törpüsü ile bileyleyip bir de altına çok sağlam bir "Billy Squier" şarkısı riffi eklemiş. "The stroke" adlı parçanın riffini almak ile Eminem altın vuruş yapmış bencede. Sütlü rage against the machine misal. Üzerine gaz plus gaz işte. Ha birde "Billy Squier" ağa beyimizin bu güzelim şarkısını "The cardigans" adlı naif güzel tatlı hoş grup "My Favourite Game" inde bir güzel kullanmıştı çaktırmadan. O da "Neil Young" ın "old man" inden ilham almadık değil felan filan diyor.Cacık için efendim şu sıcaklara iyi gelir diyelim biz.Hadi hayırlı traşlar...

not: Eminem'in single'ı olan  "Berzerk" bu arada bir atari oyunu ismi.Bir tür dalaş dövüş oyunu.İsmine uygun kliple taçlandırmak farz.

18 Temmuz 2013 Perşembe

Sevgiliye verilebilecek en güzel hediye Alifib ve hediye paketi olarak Robert Wyatt


Tekerlikli sandelyede olmasına rağmen ruhu dimdik ayakta olan bir adam.Bir hediye,bir ağıt,bir destan ve Robert Wyatt...

21 Haziran 2013 Cuma

Le Trio Joubran-Masar


Bazen kelimelerin yetmediği yerler

28 Mart 2013 Perşembe

John Grant - Ne de olsa biz kalbi kırık olanların yanındayız


John Grant'da önce grubu ile tanınıp sonra solo kariyer için yola çıkanlardan.(The Czars grubu ile tanımıştık)Aslında nedenini az çok anlıyorum. Kişisel hikayeleri ancak kendi başınıza anlatabilirsiniz;yalnız olmanız gerekir şayet. Where Dreams Go To Die (ilk solo albümü Queen of Denmark'ın göz bebeği) ile ne yapmaya çalıştığını az çok anlıyoruz.(Ben onu Tim Hardin'e bu şarkıyıda How Can We Hang On To A Dream'e benzetiyorum)  2013 çıkışlı pale green ghosts albümü bana göre "içimde kalmasın" şeklinde özetlenebilir. Çünkü kendisi Aids olmuş.Grip olmuş gibi yazdım ama yapacak bir şey yok. Hem üzücü hem hayatı ve şarkılarında ki o tekinsiz yalnızlığıyla örtüşen bir durum. Benimde içimde kalmasın. Sonra albümünü beğenmedim John. Kendine iyi bak.Bu notumu da okursan sevinirim.



Kalbi kırık olanın duası

Bir talebesi, Süfyan-ı Sevrî hazretlerine der ki:
- Efendim, bizim aile çok kalabalık, gelirimiz de azdır, sıkıntılı bir hayat yaşıyoruz. Bazen evden un istiyorlar, yağ istiyorlar, bende de hiç para olmuyor, çok üzülüyorum. Dua buyurun da, Rabbimiz bize biraz daha fazlasını versin.

Süfyan-ı Sevri hazretleri ona şu cevabı verir:
- Bu gıda maddeleri istendiğinde, sende para yoksa, kalbin kırılır. Allahü teâlâ hadis-i kudside, (Ben kalbi kırık olanların yanındayım) buyuruyor. Yani, (Hastaların, dertlilerin, sıkıntılı olanların, borçluların yanındayım. Onların duasını kabul ederim) buyuruyor. Bu durumda senin duan, bizim duamızdan daha kıymetlidir, öyle hâllerde sen, hem kendine, hem de bize dua et!



Black Market Karma - Underground denen şey budur


Şahsen rengi siyah ve siyaha yakın gruplara karşı hep bir sevgim ilgim olmuştur. Bu genç kardeşlerimiz en az dinledikleri kadar siyah ama bir o kadar underground bir müzik icra  ediyorlar. All  that I've made ile Mevlana ve sufi saykodeliliğine girip çıkıyor; Pulling Shapes ile arızalarını belli ediyolar. Ben retro tınlamasından birazda (misal Changed şarkısında) Black Rebel Motorcycle Club ile The Brian Jonestown Massacre arasında "Nevermind" dinlemek olarak tanımlıyorum bu grubu.

"We listen to likes of The Velvet Underground, Nirvana, Lilys, Slowdive, The Brian Jonestown Massacre, Jesus & Mary Chain, My Bloody Valentine, Bob Dylan, The Beatles, Black Rebel Motorcycle Club, The Warlocks, Asteroid #4, Jimmy Hendrix, Dead Rabbits, Can, Kaleidoscope, Neil Young, The Rolling Stones, Spacemen 3, Spiritualized, Spectrum, Howlin' Wolf, Sonics, Koolaid Electric Company, Leonard Cohen, Leadbelly, Curtis Mayfield, The Standells, Tom Waits, Them. The Black Angels"


17 Aralık 2012 Pazartesi

Gavin Friday


"Each Man Kills The Thing He Loves" demiş Oscar Wilde. Her erkek sevdiğini öldürür.Bence sorun yok.Ölümlüyüz sonuçta. Aynı şarkı Hikmet Temel Akarsu kitabı "Kadıköy sound" kaybedenlerin öyküsünde de geçer. Bu da  bir dip not.

8 Aralık 2012 Cumartesi

Midlake-Mevsim sonbaharsa


Her şarkısında sonbaharın farklı rengini barındıran bir grup.Ki tüm renkleri siyahtan çok griye dönüştürüyorlar...